Hayatta da kisisel ekolayzirlar satilsa. Kicimiza taksak misal. Hem zevkli olsa, hem de istedigimiz frekansa odaklansak. Istemediklerimizden kurtulsak. Onu acip bunu kapasak kafamiz istedigimiz an istedigimiz gibi olsa. Olmadi mi? Hop bi daha oynassak. Ya da kendimizden sikildigimiz zaman diger insanlarinkine mudahale etsek. Erisebilirsek tabi. Millet de kollayacak elbet gerisini. Ama bir de yakalarsak. Bir de frekanslari denklersek. Degmez gitmez mi keyfimize?
Yagda kavrulmak da yasamda kavrulmak ile ayni his mi? Daha lezzetli oluyor muyuz zaman gectikce? Soslar yavanligi kirmak icin mi yoksa zaten guzel olan lezzeti daha da gelistirmek icin mi? Yemek sossuz insanlar dostsuz olabilir mi? Ve sadece soslar bu kadar lezzetli ise neden yemek yerine sadece sosla beslenmiyoruz? Saglik icin haplar cikardiklarina gore saglik icin soslar neden cikarilmasin? Ineklere, tavuklara, hindilere, baliklara, hatta bitkilere ozgurlukleri neden taninmasin? Bu baglamda zararli otlar gercekten zararli mi? Yani diger bitkilere “gercekten” bir zararlari var mi? Yoksa bize var da ondan mi “zararli” diyoruz kendimize? Ve bu baglamda en zararli ot belki en yararli insandan daha zararsiz degil mi?
Recelin altindaki peynir gibi olabilir miyiz? Hayat baldan tatli olsa tuzumuz yine uste cikar mi? Bizi tadan farkimiza varir mi? Hosuna gider mi? Zevk alir mi?




